Etiket: projeler

Konservasyon

Kaymakçı’daki mevcut konservasyon çalışmaları, Kaymakçı’daki kazılar için açmadaki çalışmalara desteğe ve arkeolojik malzemelerin işlenmesine, buluntuların stabilizasyonuna ve iyileştirilmesine odaklanmaktadır. Devam eden eğitim programımız, uzman bir konservatörün lisans ve lisansüstü öğrencileriyle çalışıp, onları eğitmesini amaçlamaktadır. Birincil verilerle çalışan konservasyon ekibi, metal, seramik ve pigmentlere kadar çeşitli malzemelerin stabilizasyonuna odaklanmaktadır. Araştırma merkezindeki konservasyon laboratuvarı, çalışma materyallerinin depolanmasından ve Manisa Arkeoloji Müzesi’ne aktarılmadan önce birincil işlemden geçirilmesini sağlamaktadır. Ek olarak, konservasyon ekibi, hassas veya ünik kontekstlerde, özellikle dikkatli bir kazı ve toplama süreci gerektiğinden, kazı sürecini de denetlemektedir. Konservasyon ekibi ayrıca her sezon sonunda kazı alanlarının koruyucu kaplamalarla (jeotekstillerle) kapatılmasını ve sonraki sezonun başında da açılmalarını yönetmektedir.

Konservasyon ekibi, alanda yapılan arkeolojik kazı kararlarına yardımcı olmak için bir dizi kimyasal ve enstrümantal teknik kullanarak bulguların analizi ve yorumlanmasından da sorumludur. Mevcut araştırma projeleri, alanda ve laboratuvarda kullanılan konservasyon protokollerinin istikrarının gözden geçirilmesinin yanı sıra, Kaymakçı’da düşük sıcaklıkta malzeme işleme ve seramik üretim teknolojilerine yönelik incelemeleri içermektedir. Bu ortaklaşa gerçekleşen araştırma projeleri, buluntuların ve bunların korunmasının daha detaylı bir şekilde anlaşılmasını ve bunların alanın kronolojisi, mekânsal organizasyon ve bölgenin diyajeneziyle nasıl ilişkili olduğunu anlamamızı kolaylaştırmaktadır.

Seramik

Çanak çömlek parçaları, arkeolojik alanlarda hem yüzeyde görülebildiğinden hem de gömülü katmanlarda bolca bulunduğundan en göze çarpan arkeolojik malzeme kategorisini temsil etmektedir.

CLAS verileri doğrultusunda, projemiz, bölge için ilk geniş ölçekli tipolojiyi oluşturmak için çalışmaktadır. Elbette Kaymakçı ve yakınındaki Sardis’teki ayrıntılı kazılar, belirli dönemleri anlamamıza ve düzeltmemize olanak sağlamaktadır. Şimdiye kadar Kaymakçı’dan gelen kronoloji, zengin bir çanak çömlek repertuvarı ortaya çıkardı. En iyi belgelenmiş kategoriler, bölgenin MÖ 2. binyılın ortası ve sonunu temsil eden seramik tipleridir. Özellikle Kırmızı-Açık Kahve, Gri ve Kırmızı-Kahverengi Kaba mallar Kaymakçı çanak çömleklerinin ana gruplarını oluşturmaktadır.

Geçmiş seramik analizleri, zaman içindeki üretim çalışmalarına odaklanmıştır. Kaymakçıda araştırmacılarımız, üretimdeki ve atölyelerdeki olası değişiklikleri göstermek için seramiklerin nötron aktivasyon analizinden, kimyasal parmak izlerine kadar araştırmaktadırlar. Tahmin edebileceğimiz gibi, düşük nüfus ve kırsal mezraların olduğu dönemlerde, üretim merkezden dağıtılmıştı, ancak kentleşme dönemlerinde üretim çok daha merkezileşmişti.

Gelecekteki çalışmalar, seramik yüzeylerindeki işlemlerin gösterdiği kimlik ve performansa odaklanmaktadır.

Özellikle ilgi çeken parçalar, yerel altın ve gümüş mika astarlı mallar ile MÖ 2. binyılın yabancı bağlantılarının göstergesi olan boyalı ürünlerdir. Ek olarak, araştırmacılarımız, 3D tarama ve lazer profillemeden ince kesit petrografiye, taramalı elektron mikroskobundan (SEM), x-ışını floresans (XRF) ve Raman spektroskopisine kadar yeni dokümantasyon ve analiz teknolojileri ile ilgilenmektedirler.

Arkeobotani

Arkeobotaniye—antik botanik kalıntıların çalışılmasına—yaklaşımımız, toplumların çevreleri ile nasıl etkileşimde olduğunu araştırmaktır. Bizler sadece insanların ne yediklerini değil, insanların hayvanlarını beslemek için yetiştirdiklerinde araştırıyoruz. Uzmanlarımız ayrıca, tarım stratejileri ve yemek kültürlerini anlamak, yabani ve ekili bitkilerin geçmiş ve tıbbi uygulamalardaki günümüz rolünü anlamak ve bahçecilik faaliyetlerini anlamak için eski metinleri araştırıyorlar. Bu verileri geçmiş çevreyi yeniden yapılandırıp anlamak için kullanıyoruz. Kaymakçı kazılarındaki sediman örnekleri tüm kontekstlerden alınmaktadır -dolgular, tabanlar, ocaklar… Sonrasında yüzdürme işlemi ile genellikle kömürleşmiş botanik kalıntıları toplayıp, laboratuvarlarda tanımlanmaktadır. Daha sonrasında ise, stabil karbon (δ13C) ve azot (δ15N) izotop analizleri ve antik DNA çalışmaları gibi çok daha detaylı analizler yapılmaktadır. Araştırma ekibimiz mevsimlik çeşitli sebze ve meyve tüketimi ve araştırma merkezimizdeki ağaçlardan elde edilen doyurucu miktarda zeytinyağı içeren yiyecekler ile mümkün olduğunca yerel yemekler yiyerek sürdürülebilir uygulamanın da parçası olmaktadırlar. Buna ek olarak, araştırma merkezimizde meyve bahçesi ve bostanımız bulunmaktadır.

Kaymakçı Kazıları

Kaymakçı Arkeoloji Projesi, Marmara Gölü’nün batı kıyısına bakan Orta (OTÇ) ve Geç Tunç Çağı’nda (GTÇ) Kaymakçı ve çevresinde kazı ve ilgili araştırma faaliyetlerinin yürütülmesi amacıyla 2014 yılında başlamıştır. Kaymakçı, sur duvarları ile çevrili bir kale, kale dışı yerleşim alanı ve çeşitli kalıntılardan oluşmaktadır. Gediz Nehri vadisinde kendi döneminin bilinen en büyük alanıdır ve bölgenin, o dönemdeki başkenti olma olasılığı yüksektir. Kaymakçı kazısı, hem MÖ 2. binyıl Orta Batı Anadolu’ya dair bilimsel bilgi, hem de Ege ve Anadolu dünyalarıyla olan bağlantıları açısından çeşitli kazanımlar vadetmektedir. Jeofizik araştırmalar, kazılar, konservasyon ve restorasyon faaliyetleri yerleşimin mimarisini ortaya çıkarıp korurken, uluslararası akademisyen ve öğrenci ekibi ise Kaymakçı’nın eski topluluklarına ve yaşadıkları dünyaya ışık tutmak için elde edilen malzemeleri ve çevresel kalıntıları incelemektedir.

Yerleşim

Kaymakçı Kalesi, Marmara Gölü seviyesinden yaklaşık 140 metre yükseklikte bir mika-şist anakaya sırtının üzerinde yer almaktadır. Merkez Lidya Arkeolojik Yüzey Araştırması (CLAS) sırasında Kaymakçı, Orta ve Geç Tunç Çağlarına tarihlenen ana yerleşim dönemi süresince Marmara Gölü havzasında bulunan altı çağdaş kalenin sadece en büyüğü değil, aynı zamanda 8.6 hektarlık alanı ile MÖ 2. binyılda Batı Anadolu’nun bilinen en büyük kalesi olduğu anlaşılmıştır. Arkeolojik buluntular ve Hitit metinleri doğrultusunda yeniden yapılandırılan Batı Anadolu’nun tarihi coğrafyasına dayanarak, Kaymakçı, Seha Nehri Bölgesi’nin krallığının GTÇ dönemindeki başkenti olmaya en olası adaylardan biridir.

Kazının ilk yıllarında kalenin 3 temel bölüme odaklanılmıştır: Savunma sistemi (81.551 ve 95.555 alanlar); iç kale alanı (93.545, 97.541, ve 98.531) ve güney teras (99.526 ve 108.523/109.523). Tanımlanan seramik ve/veya mimari evrelere dayanarak ve kalenin bize verdiği güncel verilerle oluşturulan MÖ 2.binyıl kronolojisine göre, OTÇ boyunca (yalnızca seramiklerle temsil edilir) kale, daha farklı ve kısıtlı iskân sunarken, GTÇ’de ise daha yoğun evrelerle güçlü bir iskan görülmektedir. GTÇ iki döneme ayrılır: Geç Tunç 1 (MÖ 17. yy’dan 15. yy’a dek) ve Geç Tunç 2 (MÖ 14. yy’dan 13. yy’a dek). Sınırlı seramik buluntular, bölgedeki GTÇ’nin sonu veya Erken Demir Çağı faaliyetlerini temsil edebilir, ancak bölge bu süreden sonra tamamen terk edilmiş görünmektedir.

Umarız süregelen kazılar ve gelecekte planlanan kalenin dışında yapılacak kazı çalışmalarının Kaymakçı’nın terk edilişinin -insan kaynaklı veya çevresel koşullardan kaynaklanan ya da her iki seçenek de- gizemine ışık tutacaktır. Ayrıca, kale dışı yerleşimi, mezarlıktan sırta kadar, yamaç sırtlarını ve göl kıyısı boyunca alanın tamamını aydınlatabilir.

Kazı Alanları

9 x 9 metrelik kazı alanı, kalenin kuzeybatı kesimindeki sur duvarı boyunca yer almaktadır. Kazılar, jeofizik sonuçları doğrulamayı ve surların tarihi ile sur biçimlerini keşfetmeyi amaçlamaktadır. Jeofizik sonuçlarda da görülebilen 2 metre genişliğinde duvarlara sahip büyük burç benzeri yapıların yerel Geç Tunç 2 aşamasında inşa edildiği anlaşılmaktadır. Bu yapılarla savunmasız olan bölge böylece güçlendirilmiştir.

Bu 11 x 11 metrelik kazı alanı, iç kalenin batı yamacında, sitadelin çekirdeğini tanımlayan geniş bir çevre duvarının hemen güneydoğusunda yer almaktadır. Kazılar, Kaymakçı’nın iç kalesinin eğimli alanlarının, sitenin son evrelerine ait daha iyi korunmuş kalıntılar içerebileceği hipotezini araştırmayı amaçlamaktadır. Bugüne kadar yapılan kazılar, yerel MB ve LB 2 evreleri arasına tarihlenen, ana kayanın üzerinde birkaç yapı ve yaşam aktivitesi evresini ortaya çıkarmıştır.

9 x 29 metrelik bir dikdörtgen ve 9 x 9 metrelik bir ilaveden oluşan bu “L” şeklindeki alan, kalenin kuzey surları boyunca yer almaktadır. Kazılar kapı yapısını düşündüren jeofizik sonuçlarını test etmeyi amaçlamaktadır. Bölgede, 2 metre genişliğindeki GTÇ sur duvarının orijinal inşası ve birkaç bina ve olası bir geçit de dâhil olmak üzere çeşitli inşaat ve yaşam faaliyeti evreleri görülmektedir.

19 x 19 metrelik kazı alanı, Kaymakçı iç kalesinin en üstteki badem biçimli terasında yer almaktadır. Kalenin bu en korunaklı alanının tarihini ve işlevini belirlemeyi amaçlayan kazılar, 1.5 metre genişliğindeki alanı çevreleyen duvarı ve en az 16 yarı-dairesel anakayaya oyulmuş yapıların bulunduğu büyük, açık bir alanı ortaya çıkarmıştır. Kesilmiş anakaya ve harçsız örme tekniklerinin kombinasyonuyla inşa edilen bu yapılar, muhtemelen başlangıçta tahıl siloları veya diğer depolama tesisleri olarak kullanılmış ve yerel Geç Tunç 1 ve Geç Tunç 2 aşamaları boyunca boşaltılmış ve ikincil dolgularla doldurulmuştur.

Kaymakçı iç kalesinin dış terasında ve kısmen aşağıda yer alan 19 x 19 metrelik alanın kazısı, iç kalenin bu alanının tarihini ve işlevini keşfetmeyi amaçlayarak, diğer kazı alanlarında da bulunanlara benzer yarı-yeraltı depolama yapılarını ortaya çıkarmıştır. Ek olarak, açık avlu ve dar bir koridorun karşısında bulunan en az üç adet bina yapısı da ortaya çıkarılmıştır.

Bu binalar küçük odalara bölünmüştür. Bunlardan bazıları yassı taşlarla döşenmiş, bazıları ocak/fırın gibi yapılar bulundurmakta ve bazılarında da büyük pitoslar ve saklama kapları bulunmaktadır. Stratigrafik olarak incelenen seramikler bu bölgenin Geç Tunç 1’den Geç Tunç 2’ye kadar kullanıldığını göstermektedir.

9 x 9 metrelik kazı alanı, iç kalenin güneyinin aşağı yamacında, güney terasla birleştiği alanın yakınında yer almaktadır. Kazılar, jeofizik sonuçları test etmeyi ve büyük bir bina kompleksinin tarihini ve kullanımını keşfetmeyi amaçlamaktadır. Bugüne kadar yapılan kazılar, muhtemelen yerel Geç Tunç 1 ve Geç Tunç 2 aşamalarında depolama amacıyla kullanılan kabaca kare planlı bir alan ve yine aynı amaca hizmet eden bu yapıya bitişik dar iki yapı daha ortaya çıkarmıştır.

9 x 9 metrelik kazı alanı, Kaymakçı’nın güney terasının güneybatı kenarına yakın bir konumdadır. Jeofizik sonuçları doğrultusunda açıkça görülen bir bina kompleksinin duvarlarını açığa kavuşturmayı amaçlayan kazılar, ana kayaya kadar devam etmiştir ve bugüne kadarki en kapsamlı GTÇ faaliyet dizisini temsil etmektedir. GTÇ 1’in erken dönem dolguları ve diğer kanıtlar, ilk kullanımı için açık alan aktivitelerini önermektedir. GTÇ 1’den GTÇ 2’ye geçiş sürecinde koridor gibi uzunlamasına şekillenen binalar inşa edilmiş, ve bunlar domestik aktiviteler ve depolama amaçları için kullanılmaya devam edilmiştir.

Kaymakçı’nın güney terasının merkezinde yer alan 19 x 19 metrelik alanın kazılması, jeofizik sonuçlarında görülen kompleks yapılar ve bu yapıları ayıran sokaklar ile alanın “kentsel” karakterini keşfetmeyi amaçlamaktadır. Alanın güneybatı köşesinde ortaya çıkarılan çakıl taşlı geniş bir cadde, dış surları iç kale ile birleştirmektedir. Sokağın hemen kuzeydoğusunda ve bitişiğinde, dar sokaklarla ayrılmış en az üç uzun ve doğrusal yapı kompleksi ortaya çıkarılmıştır. Alanın yerleşim tabakalanması 99.526’dakine benzer şekildedir: en erken seviyeler açık hava faaliyetlerinin izlerini gösterir ve daha derindeki GTÇ 2 aşamaları, domestik aktiviteler ve depolama kullanımlarının olduğu büyük mimari kompleksler ile karakterize edilmektedir.

Marmara Gölü Havzası Yüzey Araştırması

Merkez Lidya Arkeoloji Projesi (CLAS) 2005-2014 yılları arasında, Marmara Gölü’nü çevreleyen bölgenin tarihsel süreçteki gelişimini araştırmak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bölgesel ve yoğun yüzey araştırmaları, jeofizik araştırmalar, paleo-çevresel araştırmaları ve toplanan arkeolojik buluntu çalışmaları sonucu, bu 10 senelik proje, bölgedeki Paleolitik Dönem insan aktiviteleri ve Neolitik Dönem’den bu yana bölgedeki yerleşimlerin yeniden yapılandırılarak anlaşılmasında çok önemli bir rol oynamıştır. Yüzey araştırmasına dinamik bir konsept olarak baktığımız için sloganımız da prehistoryadan günümüze – ayrıca çalışmalarımız mevcut ve gelecekteki araştırmalara doğru ilerleyen bir “son nokta”dır.

CLAS projesi, 2001 yılında, Lidya ve Akamenid dönemlerine ait tümülüslerin ve mezar höyüklerinin dokümantasyonunu hedeflediğimiz büyük Lidya bölgesinde yürütülen önceki yüzey araştırmalarının doğal bir gelişimi olarak başlamıştı. CLAS projesinin başlangıç noktası, 2005 yılında Sardis ile bağlantılı olan ve Bintepeler olarak bilinen Lidyalıların kraliyet mezarlık alanıdır. Hızlıca gelişen proje, 400 kilometrekarelik bir alanda Merkez Lidya ve Marmara Gölü’nü çevreleyen alanı diyakronik olarak incelemeyi amaçlamıştır.

Araştırma yöntemi, hava ve uydu keşif teknolojileri, bölgesel detaylı bir yüzey araştırması, malzeme çalışmaları ve gölün paleo-çevresel tarihi ile zenginleştirildi. Bölgesel yüzey araştırmasında, Paleolitik Dönem’den günümüze dek 200’den fazla antik kültürel aktiviteleri tanımlayıp, belgeledik. Detaylı yüzey araştırması, bölgenin kapsamını, kronolojisini ve mümkünse, taş ocaklarından iskân görmüş höyüklere kadar daha istikrarlı insan faaliyetine sahip, yerleşimi hedeflenen bölgelerin işlevini araştırmayı hedeflemiştir. 2007’de başlayan yeraltı kalıntılarını keşfetmek için Kaymakçı çalışmalarına hava ve uydu keşif teknolojileri, yüzey araştırması, mikrotopografi ve jeofizik araştırma entegre edildi. Bu yöntem ile, Kaymakçı kalesi ve çevresindeki yamaçların ayrıntılı yüzey ve yeraltı haritalarını oluşturabildik. Böylece dış ve iç sur duvarlarının kapsamını ve sokakların, mimari blokların varlığını daha kazılara başlamadan anlayabildik.