Kategori: İklim & Çevre

İklim & Çevre

Zooarkeoloji

Antik hayvan kalıntılarının incelenmesi olan zooarkeolojiye yaklaşımımız, insanlar, hayvanlar ve tabiat arasındaki yakın ilişkileri araştırmaya dayanıyor. Hitit metinleri ve Osmanlı kayıtları gibi arşiv kaynaklarından hayvan tarihi ile ilgili zengin bir kaynağa sahibiz. Kaymakçı’da çalışan araştırmacılar, domuz, keçi, koyun, sığır, gibi evcilleştirilmiş hayvanlardan tavşan, geyik, balık, kuş gibi yabani ve ayrıca büyük kediler, ayı ve hatta su aygırı/balina gibi vahşi ve egzotik türleri de çalışmaktadır. Ek olarak, araştırmacılar Yörük kültürü ve “dağ halkı” gibi yaylacılık kültürünün bölgedeki önemini de araştırmaktadır. Son olarak, 20. yüzyılın ortalarından bu yana yemek kültürünün yaşadığı değişen kalıplara ve küreselleşmenin akışından kaynaklanan değişikliklere de çok meraklı olan araştırmacılarımız, insan-hayvan ilişkilerini anlamak için sistematik ve detaylı bir şekilde çalışmaktadır.

Ekip Sorumluları

Canan Çakırlar, Groningen Üniversitesi
Francesca Slim, Groningen Üniversitesi
Şengül Fındıklar, Koç Üniversitesi

 

Araştırma Merkezi Tasarımı

Araştırma merkezi, yaz aylarında Kaymakçı yakınlarında faaliyet gösteren arkeolojik ekibe ev sahipliği yaparak, Manisa’nın Gölmarmara ilçesine bağlı Hacıveliler Köyü yakınlarında yer almaktadır. Marmara Gölü’ne bakan kompleks, yatakhaneler, mutfak ve yemek odası, çeşitli projeler için çalışma odaları ve laboratuvarları içeren farklı binalardan oluşmaktadır. Tim Frank tarafından tasarlanan tesisin mimarisi, yerel çevre ile bütünleşmektedir. Tasarımdaki bu “performans” yaklaşımı, Tim’in sıcaklık ve ısıyı korumak için arazinin çeşitli unsurlarını, özellikle kuzey yaz rüzgârını ve ılık sabah güneşini kullanmasına izin vermiştir. Binalar ve yüksek tavanlar arasındaki çıkıntılar ve geçitler, öğleden sonra ve akşamları yaz rüzgârlarıyla hava dolaşımına izin vermektedir. İlkbaharın başlarından sonbahara kadar, cam pencereler pasif ısıtma için güneş ışığını yakalamaktadır. Tim, tasarımlarının her birini hesaplamalı akışkanlar dinamiği kullanarak test etti. Ek olarak, disiplinler arası bir ekibin ihtiyaçlarını karşılamak için kişisel, ortak ve çalışma alanları tasarlamak için tüm ekip üyeleriyle de yoğun bir şekilde çalıştı.

Ekip sorumluları

Tim Frank, Kennesaw State Üniversitesi

 

Peyzajlar

Merkez Lidya Arkeolojik Yüzey Araştırması (CLAS) başladığında, araştırmanın temeli “peyzajlar”—bir bölgenin bütününe yaklaşım—kavramı çevresinde atılmıştır. Kavramsal anlayışlardan tabiatın fiziksel dönüşümüne kadar zaman içinde meydana gelen değişim, toplulukların ev ve bölge kavramlarına nasıl atıfta bulunduklarına dair fikirlerin değişmesine neden oldu. Yerleşik topluluklardan yaylacılığa, insan mirasının gelip geçtiğine dair zengin anlatılar bu bölgeyi tanımlamaktadır. Araştırmaya olan ilgimizin temelinde Bozdağ havzasındaki ormanlar ve göllerden, uçsuz bucaksız Gediz Nehri ovasından, birçok nehirden (Gediz ve Alaşehir başta olmak üzere), büyük Marmara Gölü’nden, batı ve kuzey dağlarının yaylalarından, bu çevrenin içinde ve etrafında şekillenen miras katmanlarıdır.

Ekip sorumluları

Christina Luke, Koç Üniversitesi
Chris Roosevelt, Koç Üniversitesi
Semih Çelik, Koç Üniversitesi
Catherine Scott, Brandeis Üniversitesi

 

DNA: Antik ve Sediman DNA Çalışmaları

Antik DNA çalışmalarının kapsamı, Kaymakçı’daki kazılardan elde edilen arkeobotanik materyalin genetik karakterizasyonlarını ve Marmara Gölü havzası, sırt ve yaylaları ile Gediz ovasını kaplayan alanlardan alınan tortuları incelemeyi amaçlamaktadır. Buradaki amaç, tarih öncesinden bugüne, genellikle evcilleştirme nedeniyle meydana gelen genetik değişiklikleri değerlendirmektir.

Antik (aDNA) ve Sediman DNA (sedaDNA) araştırma grubunun ana hedefleri aşağıdaki gibidir: i) kontrollü kazılar sonucu genomik çalışmalarda kullanılmak üzere yüksek kaliteli antik DNA elde etmek için kömürleşmiş tohumları (örneğin buğday, arpa, nohut, darı ve üzüm) toplamak; ii) evrimsel değişiklikler için agronomik açıdan önemli gen bölgelerini ve tarımsal bitkilerin antik DNA’sının agronomik karakterini taramak ve bunları çağdaş akrabalarıyla karşılaştırmak, böylece bu çalışma, hasat edilen bitkilerdeki değişiklikleri, özellikle de antik türlerden diğerine genetik varyasyonu anlayacak ve gelecekteki tarımsal faaliyetlere ışık tutacaktır; iii) Marmara Gölü Havzası ve Gediz ovası boyunca stratejik olarak yerleştirilmiş bir dizi sediman çekirdeğinden çıkarılan sedaDNA’nın genetik analizi yoluyla bölgenin tarım ve bitki örtüsü hakkında bilgi edinerek, mevcut bitkilerin nüfus dinamiklerini incelemek ve böylece belirli mahsullerin geçmiş ve mevcut yetiştirme süreçleri hakkında önemli sorulara cevap verebilmektir.

Ekip sorumluları

Zeki Kaya, Orta Doğu Teknik Üniversitesi
Asiye Çiftçi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi
Funda Özdemir Değirmenci, Orta Doğu Teknik Üniversitesi
Çiğdem Kansu, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi

 

Arkeobotani

Arkeobotaniye—antik botanik kalıntıların çalışılmasına—yaklaşımımız, toplumların çevreleri ile nasıl etkileşimde olduğunu araştırmaktır. Bizler sadece insanların ne yediklerini değil, insanların hayvanlarını beslemek için yetiştirdiklerinde araştırıyoruz. Uzmanlarımız ayrıca, tarım stratejileri ve yemek kültürlerini anlamak, yabani ve ekili bitkilerin geçmiş ve tıbbi uygulamalardaki günümüz rolünü anlamak ve bahçecilik faaliyetlerini anlamak için eski metinleri araştırıyorlar. Bu verileri geçmiş çevreyi yeniden yapılandırıp anlamak için kullanıyoruz. Kaymakçı kazılarındaki sediman örnekleri tüm kontekstlerden alınmaktadır -dolgular, tabanlar, ocaklar… Sonrasında yüzdürme işlemi ile genellikle kömürleşmiş botanik kalıntıları toplayıp, laboratuvarlarda tanımlanmaktadır. Daha sonrasında ise, stabil karbon (δ13C) ve azot (δ15N) izotop analizleri ve antik DNA çalışmaları gibi çok daha detaylı analizler yapılmaktadır. Araştırma ekibimiz mevsimlik çeşitli sebze ve meyve tüketimi ve araştırma merkezimizdeki ağaçlardan elde edilen doyurucu miktarda zeytinyağı içeren yiyecekler ile mümkün olduğunca yerel yemekler yiyerek sürdürülebilir uygulamanın da parçası olmaktadırlar. Buna ek olarak, araştırma merkezimizde meyve bahçesi ve bostanımız bulunmaktadır.

Ekip sorumları

Nami Shin, Koç Üniversitesi ve Tübingen Üniversitesi
John M. Marston, Boston Üniversitesi

 

Kaymakçı Kazıları

Kaymakçı Arkeoloji Projesi, Marmara Gölü’nün batı kıyısına bakan Orta (OTÇ) ve Geç Tunç Çağı’nda (GTÇ) Kaymakçı ve çevresinde kazı ve ilgili araştırma faaliyetlerinin yürütülmesi amacıyla 2014 yılında başlamıştır. Kaymakçı, sur duvarları ile çevrili bir kale, kale dışı yerleşim alanı ve çeşitli kalıntılardan oluşmaktadır. Gediz Nehri vadisinde kendi döneminin bilinen en büyük alanıdır ve bölgenin, o dönemdeki başkenti olma olasılığı yüksektir. Kaymakçı kazısı, hem MÖ 2. binyıl Orta Batı Anadolu’ya dair bilimsel bilgi, hem de Ege ve Anadolu dünyalarıyla olan bağlantıları açısından çeşitli kazanımlar vadetmektedir. Jeofizik araştırmalar, kazılar, konservasyon ve restorasyon faaliyetleri yerleşimin mimarisini ortaya çıkarıp korurken, uluslararası akademisyen ve öğrenci ekibi ise Kaymakçı’nın eski topluluklarına ve yaşadıkları dünyaya ışık tutmak için elde edilen malzemeleri ve çevresel kalıntıları incelemektedir.

Yerleşim

Kaymakçı Kalesi, Marmara Gölü seviyesinden yaklaşık 140 metre yükseklikte bir mika-şist anakaya sırtının üzerinde yer almaktadır. Merkez Lidya Arkeolojik Yüzey Araştırması (CLAS) sırasında Kaymakçı, Orta ve Geç Tunç Çağlarına tarihlenen ana yerleşim dönemi süresince Marmara Gölü havzasında bulunan altı çağdaş kalenin sadece en büyüğü değil, aynı zamanda 8.6 hektarlık alanı ile MÖ 2. binyılda Batı Anadolu’nun bilinen en büyük kalesi olduğu anlaşılmıştır. Arkeolojik buluntular ve Hitit metinleri doğrultusunda yeniden yapılandırılan Batı Anadolu’nun tarihi coğrafyasına dayanarak, Kaymakçı, Seha Nehri Bölgesi’nin krallığının GTÇ dönemindeki başkenti olmaya en olası adaylardan biridir.

Kazının ilk yıllarında kalenin 3 temel bölüme odaklanılmıştır: Savunma sistemi (81.551 ve 95.555 alanlar); iç kale alanı (93.545, 97.541, ve 98.531) ve güney teras (99.526 ve 108.523/109.523). Tanımlanan seramik ve/veya mimari evrelere dayanarak ve kalenin bize verdiği güncel verilerle oluşturulan MÖ 2.binyıl kronolojisine göre, OTÇ boyunca (yalnızca seramiklerle temsil edilir) kale, daha farklı ve kısıtlı iskân sunarken, GTÇ’de ise daha yoğun evrelerle güçlü bir iskan görülmektedir. GTÇ iki döneme ayrılır: Geç Tunç 1 (MÖ 17. yy’dan 15. yy’a dek) ve Geç Tunç 2 (MÖ 14. yy’dan 13. yy’a dek). Sınırlı seramik buluntular, bölgedeki GTÇ’nin sonu veya Erken Demir Çağı faaliyetlerini temsil edebilir, ancak bölge bu süreden sonra tamamen terk edilmiş görünmektedir.

Umarız süregelen kazılar ve gelecekte planlanan kalenin dışında yapılacak kazı çalışmalarının Kaymakçı’nın terk edilişinin -insan kaynaklı veya çevresel koşullardan kaynaklanan ya da her iki seçenek de- gizemine ışık tutacaktır. Ayrıca, kale dışı yerleşimi, mezarlıktan sırta kadar, yamaç sırtlarını ve göl kıyısı boyunca alanın tamamını aydınlatabilir.


Kazı Alanları

9 x 9 metrelik kazı alanı, kalenin kuzeybatı kesimindeki sur duvarı boyunca yer almaktadır. Kazılar, jeofizik sonuçları doğrulamayı ve surların tarihi ile sur biçimlerini keşfetmeyi amaçlamaktadır. Jeofizik sonuçlarda da görülebilen 2 metre genişliğinde duvarlara sahip büyük burç benzeri yapıların yerel Geç Tunç 2 aşamasında inşa edildiği anlaşılmaktadır. Bu yapılarla savunmasız olan bölge böylece güçlendirilmiştir.

Kazı alanı sorumluları: K. Egerer (2014); E. Kaner (2019).

9 x 29 metrelik bir dikdörtgen ve 9 x 9 metrelik bir ilaveden oluşan bu “L” şeklindeki alan, kalenin kuzey surları boyunca yer almaktadır. Kazılar kapı yapısını düşündüren jeofizik sonuçlarını test etmeyi amaçlamaktadır. Bölgede, 2 metre genişliğindeki GTÇ sur duvarının orijinal inşası ve birkaç bina ve olası bir geçit de dâhil olmak üzere çeşitli inşaat ve yaşam faaliyeti evreleri görülmektedir.

Kazı alanı sorumluları: K. Egerer (2015); E. Kaner (2019).

19 x 19 metrelik kazı alanı, Kaymakçı iç kalesinin en üstteki badem biçimli terasında yer almaktadır. Kalenin bu en korunaklı alanının tarihini ve işlevini belirlemeyi amaçlayan kazılar, 1.5 metre genişliğindeki alanı çevreleyen duvarı ve en az 16 yarı-dairesel anakayaya oyulmuş yapıların bulunduğu büyük, açık bir alanı ortaya çıkarmıştır. Kesilmiş anakaya ve harçsız örme tekniklerinin kombinasyonuyla inşa edilen bu yapılar, muhtemelen başlangıçta tahıl siloları veya diğer depolama tesisleri olarak kullanılmış ve yerel Geç Tunç 1 ve Geç Tunç 2 aşamaları boyunca boşaltılmış ve ikincil dolgularla doldurulmuştur.

Kazı alanı sorumluları: D. Plekov (2015, 2016); C. Scott (2015).

Kaymakçı iç kalesinin dış terasında ve kısmen aşağıda yer alan 19 x 19 metrelik alanın kazısı, iç kalenin bu alanının tarihini ve işlevini keşfetmeyi amaçlayarak, diğer kazı alanlarında da bulunanlara benzer yarı-yeraltı depolama yapılarını ortaya çıkarmıştır. Ek olarak, açık avlu ve dar bir koridorun karşısında bulunan en az üç adet bina yapısı da ortaya çıkarılmıştır.

Bu binalar küçük odalara bölünmüştür. Bunlardan bazıları yassı taşlarla döşenmiş, bazıları ocak/fırın gibi yapılar bulundurmakta ve bazılarında da büyük pitoslar ve saklama kapları bulunmaktadır. Stratigrafik olarak incelenen seramikler bu bölgenin Geç Tunç 1’den Geç Tunç 2’ye kadar kullanıldığını göstermektedir.

Kazı alanı sorumluları: H. Chastene (2015); C. Scott (2019).

9 x 9 metrelik kazı alanı, iç kalenin güneyinin aşağı yamacında, güney terasla birleştiği alanın yakınında yer almaktadır. Kazılar, jeofizik sonuçları test etmeyi ve büyük bir bina kompleksinin tarihini ve kullanımını keşfetmeyi amaçlamaktadır. Bugüne kadar yapılan kazılar, muhtemelen yerel Geç Tunç 1 ve Geç Tunç 2 aşamalarında depolama amacıyla kullanılan kabaca kare planlı bir alan ve yine aynı amaca hizmet eden bu yapıya bitişik dar iki yapı daha ortaya çıkarmıştır.

Kazı alanı sorumlusu: N. Susmann (2014).

9 x 9 metrelik kazı alanı, Kaymakçı’nın güney terasının güneybatı kenarına yakın bir konumdadır. Jeofizik sonuçları doğrultusunda açıkça görülen bir bina kompleksinin duvarlarını açığa kavuşturmayı amaçlayan kazılar, ana kayaya kadar devam etmiştir ve bugüne kadarki en kapsamlı GTÇ faaliyet dizisini temsil etmektedir. GTÇ 1’in erken dönem dolguları ve diğer kanıtlar, ilk kullanımı için açık alan aktivitelerini önermektedir. GTÇ 1’den GTÇ 2’ye geçiş sürecinde koridor gibi uzunlamasına şekillenen binalar inşa edilmiş, ve bunlar domestik aktiviteler ve depolama amaçları için kullanılmaya devam edilmiştir.

Kazı alanı sorumluları: A. Crowe (2014, 2015); C. Scott (2016); E. Kaner (2018).

Kaymakçı’nın güney terasının merkezinde yer alan 19 x 19 metrelik alanın kazılması, jeofizik sonuçlarında görülen kompleks yapılar ve bu yapıları ayıran sokaklar ile alanın “kentsel” karakterini keşfetmeyi amaçlamaktadır. Alanın güneybatı köşesinde ortaya çıkarılan çakıl taşlı geniş bir cadde, dış surları iç kale ile birleştirmektedir. Sokağın hemen kuzeydoğusunda ve bitişiğinde, dar sokaklarla ayrılmış en az üç uzun ve doğrusal yapı kompleksi ortaya çıkarılmıştır. Alanın yerleşim tabakalanması 99.526’dakine benzer şekildedir: en erken seviyeler açık hava faaliyetlerinin izlerini gösterir ve daha derindeki GTÇ 2 aşamaları, domestik aktiviteler ve depolama kullanımlarının olduğu büyük mimari kompleksler ile karakterize edilmektedir.

Kazı alanı sorumluları: J. Mokrišová (2014, 2015); D. Alberghina (2018, 2019).</p>