Araziden Sesler (2020-11-30)

ASOR 2020 Sanal Yıllık Toplantısındaki Sunumlarımız

Gygaia Projeleri

Haberler güzel! American Schools of Oriental Research (ASOR) Yıllık Toplantısı’ndaki “Yakın Doğu’nun Çevresel Arkeolojisi” ve “Anadolu” oturumlarında Kaymakçı ve Marmara Gölü havzası çok güzel bir şekilde temsil edildi. Daha fazla bilgi ve ekip üyeleri tarafından sunulan harika çalışmalar için aşağıya bakın.

Kroisos’un Altınından Önce: MÖ İkinci Binyılda Gediz Nehri Vadisi’nde Metal İşlemeleri (Before Croesus’s Gold: Metalworking in the Gediz River Valley during the Second Millennium BCE)

Dalila Alberghina

Özet: Gediz Nehri Vadisi’nde, Demir Çağı’ndaki metal işçiliğinin gelişimi, özellikle Sardis bölgesindeki metal buluntuları ve üretim alanları üzerinde yapılan çalışmalarla dikkatle incelenmiştir. Ancak daha önceki dönemlere gelince, bu bölgedeki metal tedariki, ticareti ve üretim stratejilerinin incelenmesi için yeteri kadar veri bulunmamaktadır. Bu, özellikle, Batı Anadolu’nun MÖ 3. binyılında geçerlidir; bölgedeki metalurjinin kapsamlı araştırılması aşağıdaki sunulan aşamalara benzer bir şekilde dengelenmemesi ana sebeplerden birisidir. Troya ve Panaztepe gibi yerleşimlerde yapılan son arkeometri çalışmaları bu konuyu ele alarak hem bölgesel hem de yerleşim bazlı seviyelerde OTÇ ve GTÇ metal teknolojisinin kapsamlı analizlerine duyulan ihtiyacı doğruladı. Mevcut çalışma, Kaymakçı’nın MÖ 2. binyıl kalesindeki GTÇ metal topluluğuna odaklanıyor ve hem bağlamsal analiz hem de arkeometrik veriler aracılığıyla hammadde tedariki, teknolojik bilgi ve üretim stratejileri konularını araştırıyor. Kaymakçı veri setinin analizi, Gediz Nehri Vadisi’ndeki diğer yerleşimlerin yanı sıra GTÇ’deki metal ticareti için öngörülen rotaların kapsamı gibi önemli konuların daha fazla tartışılmasına izin verirken, Batı Anadolu bölgesi ile artzamanlı ve eşzamanlı karşılaştırması ve yüzyıllar boyunca bölgenin metal endüstrilerini karakterize eden yenilik ve süreklilik dengesi gibi önemli konuların anlaşılmasına da olanak tanır.

Sur veya Çöplük: Kaymakçı Surları Boyunca Hayvan Kalıntıları Üzerine Ortak Bir Çalışma (Fortification or Dumpster: A Collaborative Study on Animal Remains along the Fortification Walls of Kaymakçı)

Şengül Fındıklar ve Ebru Kaner

Özet: Bu sunum, surlarla çevrili bir sitadel ile hayvanların üretim-tüketim kalıpları arasındaki ilişkileri araştırıyor. Burada, Türkiye’nin batısındaki Geç Bronz Çağı Kaymakçı’nın sur duvarındaki sosyal alanları keşfederek, özellikle arkeolojik kontekstlerin kullanımı ile ilgili modelleri araştırıyoruz. Bu çalışma, Batı Anadolu Tunç Çağı üzerine çalışan bir zooarkeolog ve Anadolu savunma sistemleri üzerinde çalışan bir araştırmacının ortak bakış açıları ile mümkün hale geldi. Analizimiz, Kaymakçı surlarının kesiştiği noktada bulunan zooarkeolojik materyalin incelenmesine odaklanmaktadır. Araştırmadaki temel sorumuz, surlardaki “atık” kemiklerinin gerçekten atık mı yoksa oradaki sosyal hayatın bir yansıması mı olduğudur. Bu soru doğrultusunda, zooarkeolojik kalıntıların genel atık veya surlardaki üretim/tüketimi gösteren bulgular mı olduğunu araştırarak bir bağlama oturtup, arazi içerisindeki sosyal etkileşimleri tanımlıyoruz.

Çömlek Giydirmek: MÖ 2. Binyılda Marmara Gölü Havzasındaki  Seramik Yüzeyleri (Dressing a Pot: Surfaces in the Marmara Lake Basin during the Second Millennium BCE)

Tunç Kaner

Özet: Bu sunum, MÖ ikinci binyıl boyunca seramik yüzey işleme ve dekorasyon uygulamalarına odaklanmaktadır. Marmara Gölü havzasından ve Kaymakçı mevkiinden Altın Mika Astarlı Seramik, Gümüş Mika Astarlı Seramik ve boyalı parçaları incelemekteyim. Bu makalenin amacı, bölgedeki seramiklerde dekorasyon ve yüzey işleme uygulamalarının nasıl geliştiğini anlamak ve böylelikle MÖ 2. bin yıl boyunca Batı Anadolu seramik gelenekleri üzerindeki etki alanlarını göstermektir. Merkez Lidya Arkeolojik Yüzey Araştırması’ndan (CLAS), geçmişte yapılmış sınırlı sayıdaki yüzey araştırmalarından ve yakınlardaki Gökeyüp’ten gelen etnografik verileri kullanarak Marmara Gölü havzasındaki dağılım ve yoğunluğu araştırıyorum. Bunun yanı sıra, Kaymakçı’daki kazılar, bölgesel verileri keşfetmek için ayrıntılı kronolojik kontrol sunuyor. Bu veri setinden, boya bezeli seramiklere kıyasla altın ve gümüş mika astarlı seramiklerdeki yüzey işlemlerine verilen anlamları araştırıyorum. Bu anlamda, seramik üretimindeki göreceli etki alanlarını, bölgesel kimliğin stilistik modalarını, taklit süreçlerini ve seramik üretiminde yerel kaynakları ve teknolojik yeniliklerini araştırıyorum.

Sitadeli Yerleştirmek: MÖ 2. Binyılda Gediz Nehri Vadisi’nin Sur Çevresindeki Peyzaj Keşifleri (Situating the Citadel: Explorations of the Fortified Landscape of the Gediz River Valley in the 2nd Millennium BCE)

Catherine B. Scott

Özet: 2005–2013 yılları arasında, Merkez Lidya Arkeolojik Araştırması (CLAS), Marmara Gölü’nü çevreleyen alanda MÖ 2. binyıla tarihlenen altı kale tespit etti. Şu anda Kaymakçı Arkeoloji Projesi (KAP) tarafından kazılmakta olan Kaymakçı, yaklaşık 8,6 hektarlık surla çevrilmiş alanıyla bu yerleşimlerin en büyüğüdür. Bu yerleşimin devasa boyutu ve diğer beş çağdaş kaleyle olan yakınlığı, Gediz Nehri vadisindeki surla çevrilmiş yerleşimlerin birbirleriyle ve içinde bulundukları çevre ile nasıl etkileşime girdiği hakkında soruları gündeme getiriyor. Bu kaleler kasıtlı bir ağı mı temsil ediyor yoksa vadinin sınırları içinde rekabet eden grupları mı temsil ediyorlar? Bu yerleşimlerin varlığı, bireylerin bu çevreyi algılama biçimini ve nasıl etkileşime girdiğini nasıl şekillendirdi? Bu çalışmada, Gediz vadisinin MÖ 2. binyıl kalelerinin GIS analizinden ilk yorumları sunuyoruz. Bu kaleler arasındaki ilişkiyi, onların yerel ve bölgesel peyzajlarının diğer yapılarla olan ilişkilerini ve peyzajdaki bireylerin onlara nasıl yöneldiğini veya onlardan nasıl kaçındığını araştırıyoruz. Ayrıca yerleşim alanı ve surların ikili rolünün, Kaymakçı’nın çevresiyle olan ilişkisini nasıl şekillendirdiğini de ele alıyoruz. Türkiye’nin batısındaki yeni yüzey araştırmaları ve kazılar, MÖ 2. binyıla tarihlenen daha fazla yerleşimi belirlemeye devam ettikçe, bu bağlamsal yaklaşımın tarihte bu dönemin yerleşim dinamiklerini nasıl keşfedebileceğimize dair yeni bir model sağlayacağını savunuyoruz.

Beslenme ve Depolama: Tunç Çağı Batı Anadolu’da Beslenme ve Popülasyonu Anlamak (Nutrition and Storage: Understanding Diet and Population in Bronze Age Western Anatolia)

Nami Shin

Özet: Bugüne kadar, Batı Anadolu’nun arkeobotanik kayıtları az sayıda yerleşim yeri tarafından temsil edilmektedir, bu durum Tunç Çağı’nda çok daha az sayıdadır. Bir sitadel yerleşimi olan Geç Tunç Çağı Kaymakçı’dan gelen bitki kalıntılarının analizi, bu yeterince çalışılmamış bölgenin tarımsal kalıpları ve uygulamaları hakkında yeni bilgiler sağlamaktadır. Sitadelin büyüklüğü, konumu ve başka çağdaş sitadellere yakınlığı, Kaymakçı’nın önemini göstermekte ve bu farklı sitadeller arasındaki daha geniş bir etkileşim ağının potansiyelini göstermektedir. Kaymakçı’dan başlayarak, bitki kalıntılarının analizi, bu arazideki tarımsal üretimde farklı çevresel ve sosyal faktörlerin nasıl rol oynadığını değerlendirmek için bir fırsat sunuyor.

Kaymakçı’da bugüne kadar yapılan arkeobotanik analizler, arpa (Hordeum vulgare), serbest harman buğdayı (Triticum aestivum/durum), acı fiğ (Vicia ervilia), nohut (Cicer arietinum) ve üzümün (Vitis vinifera) başlıca ürünler olduğunu ortaya koymuştur. Bu mahsullerin sitadeldeki dağılımına bakıldığında, arpa ve acı fiğ nispeten eşit bir şekilde dağılırken, serbest harman buğdayı ve nohut dağılımı çoğunlukla arazinin belirli alanlarıyla sınırlıdır. Mahsul tercihlerinin tespiti, artzamanlı değişiklikler, Kaymakçı’nın tohum topluluğunun çağdaş sitadellerle karşılaştırılması ve diğer bilimsel analizler, yalnızca arazideki tarım sistemini ortaya koymakla kalmaz, aynı zamanda MÖ 2. binyılda Gediz Vadisi için yeni veriler ve bilgiler sağlar.

Gygaia Projeleri’nden daha fazla gönderi için takipte kalın!