Araziden Sesler (2019-11-30)

San Diego, California’daki ASOR Toplantısı ve Ankara’daki Uluslararası Sempozyum’daki Sunumlarımız

Gygaia Projeleri

Ekibimizin üyelerinin, San Diego, CA’daki American Schools of Oriental Research (ASOR) Yıllık Toplantısında ve Hacettepe Üniversitesi Arkeoloji Bölümü tarafından düzenlenen “Kültürel Etkileşimler: Sınırlar, Rotalar ve Sosyo-Ekonomik Dinamikler Sempozyumu’nda son araştırmalarımızı sunduğumuzu paylaşmaktan memnuniyet duyuyoruz. Sunumlarla ilgili özetleri aşağıda bulabilirsiniz.

Batı Anadolu’da M.Ö. 2. Binyıl Kalesi Kaymakçı ve Kültürel Bağlamlar

Christopher H. Roosevelt, Tunç Kaner ve Christina Luke

Özet: Kültürel Etkileşimler sempozyumunda sunulan bu makalede yazarlar, politik oluşumlar ve karmaşıklıkların daha çok çalışıldığı doğu ve batıdaki bölgelerle karşılaştırıldığında, bugün hala yeterince anlaşılmayan bir bölge olan iç batı Anadolu’da merkezi otoritelerin ortaya çıkışının ve çöküşünün sosyo-politik ve ekonomik temellerini araştırdı. Makale, Kaymakçı’yı ve onun Marmara Gölü havzası etrafındaki ağını Ege’nin daha iyi bilinen bölgeleri ile Orta Anadolu arasında kalmış bir “sınır” olarak görmekten ziyade, Kaymakçıyı bu bölgeler arasından konumlanmış, aktif, bağımsız bir yerel oluşum olarak görmeyi savundu. Bölgenin hali hazırda var olan yerel önemi, muhtemelen bu bölgeleri birbirine bağlayan rotalara da yol açmış oldu. Makale, Kaymakçı’nın da içinde bulunduğu Ege ve iç Anadolu doğal iletişim koridorunu görmezden gelmek yerine, orta Gediz Vadisi’nin özel coğrafi ve çevresel önemini açıklığa kavuşturmayı amaçlamıştır. Bu bölgeyi sadece bir bağlantı olarak görmek yerine, bölgeler arası ağlarda bir başka önemli düğüm olarak görüyoruz. Gediz Vadisi, toplulukların gelişmesi, büyümesi, iletişim kurması ve çağdaş komşularla maddi olarak değiş tokuş yapması için ideal bir yer sağladı ve bu tam olarak da bu sempozyumun teması olan dinamik kültürel etkileşimi sağlamış oldu. Ancak, yerel topluluklar sadece komşuları nedeniyle değil, bölgeye olan güçlü tarihsel bağları nedeniyle zenginleşti.

ASOR SUNUMLARI

Araziye Özgü Diziler Üretmek İçin Bir Araç Olarak Lazer Destekli Seramik Morfometrisi

Peter Demján (Çek Bilimler Akademisi)

Özet: Seramik buluntular en bol arkeolojik bilgi kaynaklarından birisidir. Bir yerleşim içindeki seramik buluntuların istatistiksel değerlendirmesi, diğer buluntularla birlikte, yerleşime ait kronolojik dizileri üretmek için kullanılabilir. Bununla birlikte, bu kaynağın tam olarak kullanılması, her bir seramik kabın ayrıntılı çizimi ve dokümantasyonunu gerektirir – sadece seçilmiş parçaları değil. Bu yazıda sunulan Lazer Destekli Profil Oluşturucu (LAP), günde düzinelerce seramik parçasının yüksek kaliteli çizimini yapabilir. Buluntuların uzun süreli depolanmasının veya başka bir araştırma kurumuna taşınmasının mümkün olmadığı durumlar için, örneğin yurtdışındaki kazılarda uygulanabilen taşınabilir bir sistemdir. Birkaç dakika içinde, klasik bir katalog oluşturmak ve elde edilen profilleri morfometrik analizlerinin yapılabileceği dijital vektör çizimi yapmak mümkündür. LAP şu anda Kaymakçı Arkeolojik Projesi’nde (Manisa ili, Türkiye) Orta ve Geç Tunç Çağı seramiklerini belgelemek için kullanılıyor. Ağız parçalarına dayalı morfometrik benzerliği değerlendirmek için yeni bir metodoloji geliştirdik ve bunu 1200’den fazla örneğe uyguladık. Ortaya çıkan farklılık matrisini, daha sonra malzemenin tipolojik sınıflandırmasında kullanılan hiyerarşik küme analizi için temel olarak kullandık. Farklılık puanlarını daha sonra yerleşim alanları arasındaki tipo-kronolojik ilişkileri olasılıksal bir şekilde ifade etmek için kullandık. Elimizdeki verileri ve metodu, stratigrafik buluntularla birleştirerek radyokarbon verilerinin Bayesian modellemesi için bir temel taşı olarak kullanarak, yerleşim kronolojisini yapılandırmayı hedefliyoruz.

Orta ve Geç Tunç Çağı Kaymakçı: Batı Anadolu’da Kronoloji ve Bağlantılara İlişkin Yeni Veriler

Christopher H. Roosevelt, Peter Pavúk ve Peter Demján

Özet: Türkiye’nin Manisa ili Marmara Gölü kıyısında bulunan Kaymakçı’da yapılan kazılarda, 2014 yılından bu yana Kaymakçı Arkeolojik Projesi (KAP) kapsamında beş sezon boyunca savunma sistemleri, yerleşim, depolama ve diğer özelliklerle ilişkili buluntular ortaya çıkarıldı. Kazıdan önce bile, yüzey buluntuları MÖ ikinci binyılı önermekteydi ve bunlar şimdi kazılan seramiklerle de doğrulanmaktadır.

Seramik buluntular Kaymakçı’da Orta Tunç Çağı ve Geç Tunç Çağı evrelerinin yerel bir dönemlendirmesini göstermektedir. Ancak hala M.Ö. ikinci binyıl batı Anadolu’daki senkronizasyonların ve bağlantıların bölge çapında yeniden değerlendirilmesi, ARCANE projesinin M.Ö. üçüncü binyıl hedefine benzer şekilde gereklidir. İthal edilmiş, yerel olarak üretilmiş ve taklit edilmiş Miken bezemeli mallar, Batı Anadolu’nun dar kıyı şeridi için nispeten yoğunken, iç kesimlerde kullanımları azalır. Troya, Aphrodisias ve Beycesultan’dan alınan örneklerdeki kesin tarihlemeler de belirli bir kronolojik resim çizer, ancak bunlar çok sınırlıdır. Burada, yerel seramik teknolojileri ve gelişmeleri için kesin tarihleme sağlayan, Kaymakçı’da seçilmiş tabakalı seviyelerden alınan örneklerin ilk Bayesian radyokarbon analizlerinin sonuçlarını rapor ediyoruz.

Sonuçlar, Batı Anadolu’daki seramik teknolojilerinin ve gelişiminin son analizlerini geniş ölçüde doğruluyor, yerel seramikleri mevcut veriler arasına yerleştiriyor ve Kaymakçı’nın kültürel bağlantılarını vurguluyor. Daha geniş coğrafi alanın dönemselleştirilmesini göz önünde bulundurarak, Batı Anadolu Orta Tunç Çağı için bir tanım sunuyoruz ve çeşitli Gri Mallar’ın yaygın görünümüne uygun olarak 17. ve 16. yüzyılların Batı Anadolu Geç Tunç Çağı’na dahil edilmesini savunuyoruz.

Sedimanlar ve Kaleler: Batı Türkiye Kaymakçı’da Mekânsal Organizasyonu Keşfetmek için Jeokimyayı Kullanmak

Catherine Scott ve Christopher Roosevelt

Özet: Arkeolojik sediman jeokimyası, arkeolojik alanların kullanımını ve organizasyonunu aydınlatmak için değerli ancak yeterince kullanılmayan bir araçtır. Yöntem, birçok insan faaliyetinin, üzerinde yürütüldükleri tortullarda kimyasal kalıntılar bıraktığı ve biriken bu kalıntıların arkeolojik olarak geri kazanılabileceği ve geçmiş mekân kullanımlarını yeniden oluşturmak için haritalanabileceği anlayışına dayanmaktadır. Burada, arkeolojik sediman jeokimyasını araştırmak amacıyla, MÖ ikinci binyıl Batı Anadolu’da Kaymakçı kalesi için tasarlanmış yenilikçi ve çok ölçekli bir örnekleme stratejisinin sonuçlarını sunuyoruz. Bu çalışmanın sonuçları, Kaymakçı’da hem yöntem hem de mekânsal organizasyon anlayışımıza katkı sağlamaktadır. Çalışma, ilk olarak birden fazla analiz ölçeğinde toplanan örneklerin (ör., kazı esnasında toplanan buluntulara karşı saha içi yüzey araştırmasındaki buluntular) birbirleri arasındaki bağlantıyı ve yerleşim alanının bütüncül anlayışını nasıl geliştirdiğini göstermektedir. İkinci olarak, Kaymakçı’ya özgü sonuçlar, jeofizik yüzey araştırması ve kazı verileriyle birlikte değerlendirerek, bu yerleşimin iç organizasyonuna ilişkin değerli bilgiler sağlar. Araştırmamız, metal işleme ve nispeten heterarşik sosyal organizasyonu öneren özel aktivitelere dair yeni bulgular sunuyor. Bu sonuçlar, MÖ ikinci binyılda Batı Anadolu’daki kalelerin doğası hakkındaki varsayımlara meydan okuyor. Ayrıca, sediman jeokimyasının, bu önemli bölge hakkındaki artan anlayışımıza katkıda bulunacak karşılaştırmalı veri setleri oluşturmak için güçlü bir araç olduğunu da göstermektedir.

Gygaia Projeleri’nden daha fazla gönderi için takipte kalın!