Araziden Seslerimiz (2016-06-29)

İki Yıl Kazı Yapmazsanız Ne Olur? Kazı Alanı Koruma Tedbirlerini Gözden Geçirmek

Caitlin R. O’Grady

Her sezon, kazı alanlarını iki sezon arası dönemde korumak adına birtakım tedbirler almak için çok fazla zaman ve çaba sarf ediyoruz. Buna, mimariyi ve kesitleri jeotekstille ‘kaplamak’ da dahil. Jeotekstil, ısı vasıtasıyla birleştirilmiş dokumasız polipropilen fiberlerden yapılma, su geçirgen bir bez örtüdür ve erozyon ve bitki büyümesini en aza indirerek kapladığı yeri korur. Paketleme işleminden sonra korumayı sağlama almak için taş ve kum torbası kullanırız.

Ancak, iki sezon arasında bitki, hayvan ve doğa şartlarına uzun süre maruz kalmak jeotekstilin parçalanmasına sebep oluyor. Bu nedenle mimarinin ve kazı alanlarının örtülerini kaldırıp buraları ‘tekrardan kaplamak’ gerekiyor.

Sezonun en sıcak iki gününde (46-47 dereceleri gördük!) bile bu sürecin pürüzsüz geçmesini sağlayan harika bir ekiple çalıştığım için şanslıydım!

Photo: Hakan Hatay

Fotoğraf: Hakan Hatay

In anticipation of this process, the conservation team unrolled geotextile to cut more manageable pieces to use in the field.

Bu sürecin öncesinde konservasyon ekibi jeotekstili açarak, arazi için daha kullanışlı boyutlarda olacak şekilde kesti.

We then “unwrap” the excavation area

Kazı alanındaki örtüleri kaldırırken.

We then check architecture for stability.

Mimarinin sağlamlığını kontrol ederken.

Finally, we are ready to “rewrap”! (Photo: Hakan Hatay)

Sonunda ‘tekrardan kaplamaya’ hazırız! (Fotoğraf: Hakan Hatay).

And more teamwork on one of the hottest days of the season! (Photo: Hakan Hatay)

Sezonun en sıcak günlerinden birinde daha çok takım çalışması! (Fotoğraf: Hakan Hatay).

Araziden Seslerimiz (2016-06-24)

Koç’ta 3-Boyutlu Çalışma

Tunç Kaner

Kaymakçı Arkeoloji Projesi’nde (KAP) çalıştığım iki yıl boyunca, Kaymakçı’daki seramikler için bütüncül bir kayıt sistemi geliştirmek adına Peter Cobb ile birebir çalıştım. Bununla beraber, yürütücülüğünü Christina ve Chris’in yaptığı Merkezi Lidya Yüzey Araştırması (CLAS) projesinin 2005 ile 2014 yılları arasında toplanan seramiklerinin de 3-boyutlu dijital kaydının yapılmasına yardımcı olmaya başladım.

Ben Ege Üniversitesi’nde öğrenciyim ve İzmir’de yaşıyorum, ancak 2015-2016 akademik yılında birkaç kez İstanbul’a gelip Koç Üniversitesi Arkeoloji Laboratuvarı’ndaki CLAS malzemesi üzerine çalıştım. Bu süreçte, yüksek lisans ve doktora öğrencilerinden oluşan bir gruba 3-boyutlu kayıt yöntemlerini öğretmek için Christina Luke ve Chris Roosevelt’le birebir, Peter Cobb ile ise skype aracılığıyla çalıştım. Aynı zamanda laboratuvara, bir sonraki akademik yılda da aynı şekilde hazırlanacak olan projenin 3 boyutlu tarayıcısını ve fotoğraf çekim ve Pantone Capsure (Munsell) kullanım alanlarını kurdum. Birebir eğitim iki hafta sürdü, sonrasında bir süre öğrencilere İzmir’den yardımcı oldum. Yoğun çalışmanın yapılacağı dönemde ise tekrar İstanbul’a gittim.

Aynı sistemi şu an kazı evindeki laboratuvarımızda uygulamaya devam ediyoruz ve bu sene araziden gelen seramikleri sınıflandırırken ve kayıt ederken çok daha büyük bir ekiple çalışıyoruz.

Araziden Seslerimiz (2016-06-19)

Kaymakçı’da Yeni Sezon!

Chris Roosevelt & Christina Luke

Kaymakçı Arkeoloji Projesi’nin bir başka sezonu için tekrar buradayız. Depolar ve kazı alanları açıldı; Türkiye, Avrupa ve Amerika’daki birçok üniversiteye mensup ekip üyelerimiz geldi; genel tanıtımlar yapıldı; ve şimdi, yaklaşık 3500 yıl öncesine ait bu şaşırtıcı yerleşimi keşfetmeye devam etmek için tamamen hazırız.

Umarız, sezon boyunca projenin kaydettiği mesafeyi keyifle takip edersiniz!

Hevesli ekibimiz sabah erkenden işe başlama rutinine geri döndü (Fotoğraf: Hakan Hatay)

Kaymakçı’daki Marmara Gölü ve çevresi manzaralı kazı alanlarını açtık ve katılımcılar için arazide ve laboratuvarlarda ilk tanıtımları yaptık (Fotoğraf: Chris Roosevelt).

Catherine Scott (Doktorant, Boston Üniversitesi ve Koç Üniversitesi ANAMED Bursiyeri) ve Sinan Ünlüsoy (KAP Başkan Yardımcısı, Yaşar Üniversitesi) kazı stratejisi yaparken (Fotoğraf: Hakan Hatay).

Ebru Ayten (Orta Doğu Teknik Üniversitesi), Veli Tekin ve Mustafa Çelebi (Büyükbelen) ile kayıt sistemi eğitimi (Fotoğraf: Hakan Hatay).

Haley Chasteene (UCSD), József Puskás (Babeş-Bolyai Üniversitesi) ve Jana Mokrišová (Doktorant, Michigan Üniversitesi ve Koç Üniversitesi ANAMED Bursiyeri) planlarını belirliyor (Fotoğraf: Hakan Hatay).

Necmettin Akar (Büyükbelen), Rojda Arslan ve Hazel Özmen (Koç Üniversitesi) ile Dan Plekhov (Brown Üniversitesi) bir kazı alanında farklı sorunlar üzerine durum değerlendirmesi yaparken.

Araziden Seslerimiz (2016-06-03)

Havada Seramik Var! Kaymakçı’nın Seramik Verisini Görüşmek

Peter Pavúk

10 günlüğüne de olsa Gygaia’nın İstanbul’da ikamet eden üyeleriyle, yani Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi’nde (ANAMED) çalışan meslektaşlarımla buluşmak benim için büyük zevkti.

Batı Anadolu, Ege ve Avrupa’daki kazılarda ve müze koleksiyonları üzerine yaptığım kapsamlı çalışmaların (özellikle de Troya’da geçirdiğim 15 yılda), kıdemli seramik uzmanlarından biri olarak çalıştığım Kaymakçı’dan gelen yeni buluntuları değerlendirmemde bana oldukça faydası oldu. Beklenildiği üzere, İstanbul ziyaretimin temel amacı önümüzdeki 2016 sezonunu planlamak, Christina Luke ve Chris Roosevelt’le birçok olasılığı ve aynı zamanda yayınları nasıl yapacağımızı görüşmekti. Bu vesileyle, aynı zamanda Koç Üniversitesi’nin Sarıyer’deki etkileyici kampüsü ile arkeolojik ve diğer bilimsel analizler yapılabilen Koç Üniversitesi Yüzey Araştırmaları Merkezi’ni (KUYTAM) gezme fırsatı buldum.

Kaymakçı’daki çalışmamın yanı sıra, Bergama’daki Alman ekiple birlikte ortak bir çalışmaya da dahilim, ki daha önce burada orta ve aşağı Bakırçay (antik Kaikos) Ovası’nda gerçekleştirilen yüzey araştırmasının tarih öncesi dönemlere ait verisinin değerlendirmek amacıyla bulunmuştum. Ayrıca şu sıralar, ilk olarak W. Radt tarafından Arkaik (M.Ö. 6. Yüzyıl) olarak yayınlanan ancak daha sonra D. Hertel tarafından Orta/Geç Tunç Çağı’na (M.Ö. 2. Binyıl’ın ortaları) tarihlenen ve erken sur olarak bilinen yerin seramiği ve stratigrafisinin yeniden değerlendirilmesi projesine dahilim. Bu nedenle, Bergama Arşivi’nde de biraz çalışma imkanı bulmuş oldum.

Buluntuları elden geçirmek ve analiz etmek çalışmamın temel amacı olsa dahi, yıl boyunca seyahat etme ve araştırmacı meslektaşlarımla işbirliği yapabileceğim ortamlarda bir araya gelme fırsatı bulmak benim için fevkalade kıymetliydi. Gygaia Projeleri ve Bergama’daki meslektaşlarımla bir araya gelmenin yanı sıra, İstanbul’daki birçok arkeoloji enstitüsündeki arkadaşlarımın bildirilerini dinleme ve onlarla oturup konuşma fırsatı buldum.